bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan

bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan

bursa escort - bursa escort - bursa escort - escort bursa - escort bursa -
izmit escort şişli escort istanbul escort anadolu yakası escort bayan
Bugun...



VALİLİK KORUMALARININ BASINA SALDIRISINDAN NE MESAJ ÇIKARILMALI?

Aslında bu yazıyı sıcağı sıcağına yazmak isterdim ama aceleci davranmaktan ziyade kimler nasıl bir tutum sergileyecek ve ne tarz açıklamalar yapılacak diye görüp ona göre yazımı şekillendirmek istedim.

facebook-paylas
Güncelleme: 30-04-2022 21:43:58 Tarih: 30-04-2022 07:57

VALİLİK KORUMALARININ BASINA SALDIRISINDAN NE MESAJ ÇIKARILMALI?

VALİLİK KORUMALARININ BASINA SALDIRISINDAN NE MESAJ ÇIKARILMALI?

“BİR BAŞKASINA KENDİNDEN FAZLA DEĞER VERİRSEN, KENDİ DEĞERİNDEN OLURSUN” ATASÖZÜ HAYAT MI BULDU?

MÜDÜRÜNÜN YANINDA, DURMASINI BİLMEYEN MEMURA, HANGİ DEVLET ADABI ÖĞRETİLMELİ?

VGC’DEN KENDİ DÜZENİ BOZULMASIN DİYE “XALO XATRIN KALMASIN” AÇIKLAMASI

ABA ALTINDAN SOPA AMACINA ULAŞTI. HABERCİLER HABER DEĞİL PAYLAŞIM YAPTI

Yasin İpek: 30.04.2022

 

Geçtiğimiz hafta sonu Vanspor Store mağazası açılışına birçok sivil toplum örgütü ve bürokrat katıldı. Mağaza açılışı öncesi konuşmalar yapıldı ve kurdele kesildi. Buraya kadar her şey normal ve sıradan bir açılış olarak devam ediyordu. Basın çekimlerini yapıyor ve her şey yolunda gidiyordu. Küçücük bir mağazanın içine protokol ve çok fazla sayıda olan Valilik korumaları ve beraberinde basın mensupları da girince ben açıkçası biraz beklemeyi tercih ettim ve ne de olsa arkadaşlardan görüntü alırım diye düşünürken lanlı lunlu bağırışlar arasında Valilik korumalarının Gazetevan.com’dan Arif Karakaş’ın üzerine yürüdüklerini ve ön kısımda da engel olmaya çalışan herkesi tartakladıklarını fark ettim. Bu arada Şehrivan Gazetesi’nden Mehmet Ali Ekinci Kasığına aldığı tekmeyle kıvranıyordu. Kameram mağazanın dışından detay aldığı için kayıttaydı ve içeride Vali Mehmet Emin Bilmez, Emniyet Müdürü Atanur Aydın,  ve bir çok önemli isim olmasına rağmen onların yanında argo kelimeler ve devlet adabına da, ast üst ilişkisine de yakışmayacak şekilde hareketler sergilediklerini gözlemleyerek kayda aldım. Birçok kişi araya girmesine rağmen saldırgan tavırlarına devam eden Valilik korumaları, Van Emniyet Müdürü Atanur Aydın’ın mağaza dışına çıkmasıyla bir nebze geriye çekilir gibi görünseler de Müdür Bey’in yanında üsluplarına devam etmeleri muazzam bir itici özgüven ve Devlet adabından uzak olduklarını belgeler nitelikteydi. Sosyal medya ve basında paylaşılan görüntüler de Atanur aydın Müdür’ün gelmesi olaya dahil olması ve bu bizim işimiz diyerek olayı yatıştırması takdire şayan bir görüntüydü. Açıkçası Aydın, göreve geldiğinden bu yana halkın içinde olması taziye, düğün ve tüm sosyal etkinliklere katılmasının yanında protokolün tüm organizasyonlarında yer alan ve bunu hırsızlık, uyuşturucuyla mücadele ve sosyal birimleriyle yaptığı başarılı çalışmalar ile hem basın mensupları hem de halk nezdinde takdir toplayan bir kişilik olmuştu. Hatta bazı basın mensupları, Şehit Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’a benzeterek Van’ın Gaffar Okkan’ı nitelendirmelerinde bulunmuşlardı. Böylesine bir intiba bırakan bir kişiliğin olaya dahil olması ve “tamam bu bizim işimiz, sakin olun açılış bitsin konuşacağız” demesi basın mensupları ve bende de en azından olaya karışan koruma polislerini çağırıp bir özür dilemesi beklentisi oluşturdu. Çünkü o esnada polis memurları ne iş yapıyorlar ise basın mensupları da o işi yapıyorlardı. Yani yapmakla yükümlü oldukları işi. Polis koruma görevi, basın işe haber alma ve yapma işiyle meşguldü. Bir detay var ki koruma polislerinin atladığı ve özgüven patlamasıyla unuttukları şey, zaten orada olan basın mensuplarını hem Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube, İstihbarat ve Spor Şube çalışanları tanıyor ve her zaman aynı ortamları paylaşan ve göz önünde olan insanlardı. Yani Vali’ye çok yaklaştın veya yaklaşmadın mevzusu değil tamamen Valilik korumalarının kişisel egoları ve kendilerini yaptıkları işin çok üzerinde ve temsil ettikleri Devletin bir unsuru değil de Devletin kendisi zannetmeleriydi. Oysaki Devlet, Yasin İpek, Önder Altınal, Arif Karakaş, Atanur Aydın, Vali Bilmez ya da Vatandaş Bilmez’in yanı sıra Koruma polisi Ahmet, Mehmet ve görevleri dışında üniformayı çıkardıklarında Vatandaş Ahmet ya da Mehmet oldukları hallerindeyken kendilerini devletin bir unsuru olarak düşündüklerinde insan odaklı, fayda odaklı ve birleştirici yönüyle yaşadıkları duygudur.

OLAYIN PERDE ARKASI VE SONRASINDA YAŞANANLAR

DEVLET ADABI NEYİ GEREKTİRİDİ, NE OLDU?

ABA ALTINDA SOPA, AMACINA ULAŞTI

Önceki süreci aşağı yukarı sosyal medyadan ve paylaşımlardan biliyorsunuz sonrasında yaşananların tamamını özele yakın bir görüşme olduğu için anlatmayacağım ama bir iki detayı anlatmadan geçemeyeceğim.  Olan oldu ve ortam sakinleşti derken basın mensubu arkadaşlar,  Emniyet Müdürü Atanur Aydın’ın “bu bizim işimiz halledeceğiz” demesinin getirdiği beklentiyle bu tarz olayların bir daha yaşanmaması adına bir açıklama yapmasını umarken, yan tarafta bulunan ve eskiden kuruyemiş mağazası olarak kullanılan alana “gelin bakalım gençler bir konuşalım” diyerek  u şeklinde dizili sandalyelere oturduk. Emniyet Müdürü, Atanur Aydın, Van TSO Başkanı Necdet Takva, Fevzi Çeliktaş, Vanspor Kulüp Başkanı Mehmet Avcı, Yunus Emre Aykaç, Sözde Basın Birliği Başkanı Ayhan Yazlık, basın mensupları ve birkaç kişi daha vardı. İçeri girer girmez çok önemli bir detay yaşandı. Vanspor Yöneticisi ve aynı zamanda Şehrivan Gazetesi İmtiyaz Sahibi Yunus Emre Aykaç, Emniyet Müdürü’ne müdürüm sürekli bu tür olaylar ile karşılaşıyoruz demesiyle Atanur Aydın’ın yanında bulunan bir koruma Aykaç’ın kolunu çekiştirecek şekilde dilleşmeye ve tartışmaya başlayınca ve bunu Müdürünün önünde yapınca bende olaya dahil olarak “ne yapıyorsun sen müdürünün yanında müdahale ediyorsun senin müdürün burada onunla konuşuyor” dememle birlikte Emniyet Müdürü olayı kavgaya yormuş ki ayağa kalkarak gür bir sele bağırarak ve bana bakarak, çünkü benim yanındaki polis memuruyla diyalog kurmaya ve devlet adabını hatırlatmaya çalışıyordum. “kavga etmek istiyorsanız kavga edelim. Biz kimseyle kavga etmek istemiyoruz ama kavgaya da hazırız. En son gazetecilerle kavga etmek isteriz” sözleri az önce olayı yatıştırması beklenen Emniyet Müdürü’ne derdini anlatmayı ve şikâyetçi olmayı bekleyen basın mensuplarında soğuk duş etkisi yaratmış ve ABA ALTINDAN SOPA hedefini bulmuştu. Sus pus olan basın mensubu arkadaşlar, Müdür Bey’in konuşması sonrası sus pus olmuş ve her zaman ki gibi yalancı cesaret yine mağlup olmuştu. Az önce bu hakareti kabul edemeyiz diyenler sus pus beklerken İlhan Siyahtaş, “Müdür Bey sizin bu tavrınızın  korumaların yaptığından ne farkı var” dediğinde orta halli bir cevap verse de aslında kendisi de biliyordu ki yanında devlet adabı bilmeden konuşan memurun haksız olduğunu ve saygısızlık yaptığını çünkü ast üst ilişkisini takmayan bu memur kendisinin önünde Yunus Emre Aykaç’ın kolunu çekiştirmiş ve zorbalık yapmıştı. Sonra ben devreye girerek söz istedim ve 15 gün önce de bana aynı tavır sergilendiğini ve işimi yapmamın engellendiğini söyledim. Olayın 15 gün önce olması ve kendisine bilgi vermemeden kaynaklı beni haksız çıkarsa da aslında Güvenlik Şube ‘de ve kendisinin yakınında olan isimler ile de görüşüp bilgi vermiştim. İşte böyle bir durum yaşadık ve bu gelişmeler oldu. Sonra olay tatlıya bağlamak adına basın mensuplarına birer atkı dağıtıldı. Olay tatlıya bağlandı bağlanmasına ama, aklımda kalan ve unutamayacağım bir detay, orada bulunan STK temsilcilerinde çıt çıkmamasıydı ve hele biri var ki sözüm ona gazeteciler dernek başkanı.

BASIN HABER YAPMADI, PAYLAŞIM YAPTI

Yaşanan olay oldukça ses getirmesine, siyasi parti, STK’lar ve geniş bir çevre tarafından tepki çekmesine karşın, orada bulunan ve olayın içinde olan basın mensubu arkadaşların olayı haberleştirmemesi ve sadece sosyal medya hesaplarından  “yorumsuz, tarafımıza saldırı, “  vb. gibi paylaşımlar  yapması aslında biraz bana zarar gelmesin, emniyet ile kötü olmayalım,   olurum kaygıları taşısa da aslında biraz sorgulanması gereken bir durum ortaya koyuyor. Geçmişte  bu işi yapan arkadaşlar olmuş olsa, bu olayın arkasını bırakmaz ve özellikle Vali Mehmet Emin Bilmez’in olaya dahil olması adına o olayın ardından hemen harekete geçer ve boykot ederdi. Eskiden nasıl oluyordu derseniz, basın açıklaması konuşma ya da etkinlik iki dakika çekilir sonra tek kişi dışında tüm kamera, fotoğraf makinesi ve teçhizatlar yere bırakılır ve o kişiye ters dönülerek tepki verilirdi. Acaba Van Basını Vali Mehmet Emin Bilmez, Valilik basın ve protokole değerinden fazla değer mi verdi ve kendi değerinden oldu. Aslında arkadaşlarımızın bu konuyu biraz düşünmesi ve üzerinde durması gerekiyor.

VAN’DA POLİS VE BASINI KARŞI KARŞIYA GETİRMEK İSTEYEN BİRİLERİ Mİ VAR?

Yaklaşık çeyrek asırlık meslek hayatımda çok şeyler gördüm ve yaşadım nice emniyet müdürleri, valiler,  Polisler, ve bürokratlar gördüm ama bildiğim bir şey var ki sahada çalışıyorsanız Emniyet ve basın birbiriyle diyalog içerisinde ve beraber çalışmak zorunda gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Gerek bilgi alışverişi konularında, gerek kişisel güvenliğiniz ve bazen de polisin güvenliğine katkı sunma noktasında. Birçok örnek verebilirim siyasi görüşün ne olursa olsun geçmişte birçok olayda olayın ortasında da kalabiliyorsun, olayın kahramanı da olabiliyorsun. Meslek hayatım boyunca hep diyaloglarım ileri derecede iyi oldu ve sürekli iç içe çalıştık. Şu anda bile genelde Güvenlik şube, bazen resmi üniformalı polisler, bazen çocuk, bezen de toplum destekli ve bazen de trafik polisleri ile ortak çalışma bilgi alışverişi ve diyalog halindeyiz.

Ama bir takım cenah var ki daha bu yaşanan olaydan kısa bir süre önce Valilik koruma polislerine eşkâlimi vererek şahsımı terörist derecesinde devlet düşmanı ve zararlı bir şahsiyet olarak tarif etmişler.  Sahada çalışmalarım engellendi, psikolojik baskıya maruz kaldım ve halen de kalmaktayım. Hal böyleyken tuzu kuru bir kesim devletin adının vermiş olduğu nimetleri kullanıp birilerine mobing, fişleme ve bezdirme uygulamak adına polisi aracı olarak kullanıp polis ve basın arasını bozma çalışmasına mı kalkışıyor diye düşüncelere kapılmamak elde değil. Şimdiye kadar olmayan tartışmaların bu sene patlak vermesi üzerinde düşünülmeli ve ona göre bir yol çizilmeli diye düşünüyorum.

VGC’DEN KENDİ DÜZENİ BOZULMASIN DİYE “XALO XATRIN KALMASIN” AÇIKLAMASI

Ne şiş yansın ne kebap yansın derdinde olan ve tuzu kuru Vangölü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı kendi menfaatlerine dokunur diye temkinli davranmış ve menfaat icabı devletçi tutum sergilediğini zannederek bir açıklama yapmıştır. Ben de eleştirdim ama üzerime alınmadım çünkü provokatörler diye nitelendirdiği kesimin içerisinde değilim zaten olamam da çünkü ben işini yapan birisiyim yani onların yapmadıkları işi.  Gazetecilik birilerine yamanma ve el altından sülalesine menfaat sağlama işi değildir daha bu hafta el altından işe aldırılan VGC yöneticilerinin çocukları haberi çıkmışken bu açıklamanın bu şekilde olmasını çok normal karşılıyorum. Çünkü gazetecilerin haklarını savunacak bir açıklama cesareti olmayan bir gruptan oluşuyor. Bir cümlesinde de olay sosyal medyada patlamış birçok kesimin tepkisini çekmişken, olay yeri inceleme, cinayet soruşturmasıymış gibi olayı araştırmadan açıklama yapamayız cümlelerinin olması da tam bir komedi ama trajikomedi maalesef. Yazık çok yazık Van basınını temsil edenlerin açıklamasını görünce meslektaş demeye utanıyorum gerçi onlara göre de biz gazeteci değiliz.

İŞTE VGC’NİN AÇIKLAMASI

 

BASINA VE KAMUOYUNA…

 

Vanspor Store açılışında gazetecilerle ilgili sergilenen tutumla ilgili açıklama yapma zarureti doğmuştur.

Önceliği kamuoyunu bilgilendirmek olan gazetecilerin çalışma alanlarının engellenmesi kabul edilir bir durum değildir. Bu bağlamda dün Vanspor Store mağazasının açılışında gazeteciler ve polis arasında yaşanan tatsız olayın üzücü olduğunu belirterek bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Olayın hemen akabinde İl Emniyet Müdürü Sayın Atanur Aydın’ın bizati araya girmesiyle özür müessesine başvurulmuş ve olayın tatlıya bağlandığı da bilinmelidir.

Sonuç olarak sahada görev yapan gazetecilerin çalışma alanlarının oluşturulması ve güvenliklerinin sağlanmasının emniyet güçlerinin görevi olduğunu hatırlatarak, gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel müdahaleyi asla tasvip etmediğimizi ifade ederek meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Ayrıca bazı siyasi kesimlerin ve sözde gazeteci kılıklı provokatörlerin olayın henüz cemiyet yönetimine yansımadan Vangölü Gazeteciler Cemiyetini hedef alan pişkinlikleri de kabul edilemez.

Vangölü Gazeteciler Cemiyeti geçmişte olduğu gibi bugün de kuruluş gereği gazeteciye karşı işlenmiş bir hak ihlali varsa bütün detaylarını enine boyuna araştırmadan herhangi bir açıklama yapmama sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle cemiyetimizi yıpratma tutumu içerisinde olan bu kirli zihinleri kendi işlerinde başarıyı kovalamaları gerekliliğini hatırlatarak tüm kamuoyuna saygılarımızı sunarız.

 

 

 

 

 

 

 

 




Kaynak: Anadolu Web Tv

Editör: Yasin İpek

Bu haber 890 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI